Max Fm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Max Fm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Haziran 2016 Perşembe

İkna Etme Sanatı, Nasıl İkna Ederim ?

İKNA ETME SANATI
“İkna edemiyorum, ben de ikna yeteneği yok” diyorsanız bilmediğiniz şeyler var demektir.
İkna etme gücüne sahip olmak mucize değil.

Bana son zamanlarda en çok sorulan ve incelikleri için danışılan konuların başında İKNA var, hatta o gün yayında bir dinleyicim şöyle dedi;
-Eşimi ikna edersem bu hafta sonu bir yerlere gitme planım var.
Ben de merak ettim ve sordum,
-Tatile, eğlenceye ya da kimsenin hayır demeyeceği bir konuda  bile ikna edemiyorsan bir iletişim sorununuz olmasın” dedim.
Ve karşımdaki beyefendinin sessiz kalması her şeyi ortaya koyuyordu, aslında iletişim problemlerimiz ya da ikna etme konusundaki zayıf taraflarımız ya da diğer bir söyleyişle  iletişim kazalarımız aslında tüm motivasyonumuzu ve keyfimizi kaçırıyor. O zaman bunların üstesinden gelip karşımızdakini ikna edip işlerimizi, planlarımızı aklımızdan geçenleri hayata geçirebiliriz böylelikle daha mutlu ve daha güzel bir hayatımız olabilir. O zaman gelin ikna için küçük ipuçları, basit yöntemler ve tekniklerle bu işi nasıl yaparız görelim.
Maaşınıza zam yapması için patronunuzu, fikirlerinizi paylaşması için arkadaşınızı, çöpü dökmesi için eşinizi, odasını toplaması için çocuğunuzu ikna etmek, daha doğrusu başkalarını kendi istedikleriniz doğrultusunda yönlendirmek, yaşamınızı büyük ölçüde kolaylaştırır. Politikadan pazarlamaya, bilimsel tartışmalardan günlük alışverişlere dek insan ilişkilerinde en temel öğelerden biri ikna gücüdür. “İkna sosyal etkileşimin temel taşıdır”. İkna’nın  bir  “Sanat” bir “Yetenek” olduğunu söyleyenlerin  bu konudaki haklılıkları yok değil ancak herkes bu konuda kendini geliştirebilir ve ikna kabiliyetini sonradan da edinebilir. İkna, günümüzün en kilit kelimelerinden biri, her an her yerde sürekli birilerini ikna etme derdindeyiz. İkna’nın amacına ulaşmada kullandığı yöntem amaca doğru zorlamak yerine amacı ilgi çekici kılmaktır. İletişimde üstünlük kurmak adına en çok önemsediğimiz yöntem karşımızdakini ikna etmek. Ancak, insanları ikna etmek kompleks bir süreç, duruşunuz, ses tonunuz, kullandığınız kelimeler, iletişim anında ayrı ayrı etkilere sahip. Günümüzde kişileri etkilemek için çeşitli yöntemler sunulmakta, bunlar üzerine çeşitli araştırmalar yapılmakta. Ne yazık ki insanları kemikleşmiş düşüncelerinden vazgeçirmek ne kadar zorsa, ikna yeteneği gelişmiş insanlara karşı koymak da o kadar zordur. Psikologlar uzun süredir ikna konusuyla yakından ilgilenerek şu sorulara yanıt arıyor: Bazı insanların ikna kabiliyeti niçin başkalarından güçlüdür? Bir ikna stratejisi bazı koşullarda başarı sağlarken, bir diğeri aynı koşullarda niçin yarar sağlamaz? Peki, İnsanları ikna etmenin en etkili yolu hangisi?
Yapılan araştırmalar ve teknikler arasında bence uygulaması en pratik ve en kolay olan “Ama özgürsün” tekniği. Karar vermesini istediğiniz kişiye, seçiminde rahat olması gerektiğini, hayır deme özgürlüğünün de olduğunu, hissettirmeyi amaçlayan bir strateji. Kişiye “Ama özgürsün” diyerek, “Hayır dememen için sana baskı yapmıyorum, bu konuda kendini özgür hisset” mesajını iletiyoruz.
42 psikoloji makalesinin (22.000 kişi) gözden geçirilmesiyle çıkan sonuçlara göre (Carpenter, 2013), bu teknik bir kişiye “Evet” dedirtebilmek için şansı iki kat arttırıyor.
Bu tekniği kullanırken tam olarak aynı kelimeleri kullanmak zorunda da değilsiniz, ana konudan uzaklaşmadan farklı kelimelerle ifade edebildiğiniz sürece aynı etkiyle “Evet” cevabını alabiliyorsunuz.
Örneğin:   “Evet veya hayır demek sana kalmış”, “Kararını etkilemek istemem”
Ayrıca bu tekniği yüz yüze konuşmalar dışında yazışmalarda, e-maillerde de kullanabilirsiniz. Yüz yüze olmadığı sürece etkisi azalsa da, karşınızdakine evet dedirtmekte şansınızı yükseltmekte.
E-mail deyince söylemeden geçmeyim erkekler E-mail ile kadınlar yüz yüze daha fazla ikna ediyor.
kadın gruplarının toplumsal bağlar kurarak ortak bir karara varmaları. Elektronik haberleşme, kadınların toplumsal bağ kurmak için yararlandıkları sosyal davranışların önünü kesiyor.
Oysa erkek grupları tipik olarak iktidar ve bağımsızlık peşinde koşarlar ve bu da çoğunlukla rekabetçi bir ortam doğurur. Erkekler daha önce hiç karşılaşmamış iseler, bir konuda tartışırken, internet ortamında yazışmaları veya yüz yüze olmaları fark yaratmaz. Ancak daha önce karşılaşmış iseler ve aralarında rekabet de varsa, yüz yüze bir toplantı verimli geçmez. Oysa internet ortamında fikir alışverişi daha yararlı olur. Dolayısıyla elektronik haberleşme kadınların aralarında bağ kurmalarını engellerken, erkeklerin rekabetçi dürtülerini baskılarına yol açar.
Böylece eğer kadınsanız ve bir başka kadını “yola getirmek” için yüz yüze bir görüşme ayarlayın. Eğer erkekseniz ve yüzleşmekten hoşlanmıyorsanız e-posta ile haberleşin.
Klişeler işe yarar: Pahalı iyidir; gözlüklü insanlar, güven uyandırır vb.. Bunlar geniş kabul görmüş klişe yapılardır
Karşılıklı ödün verme kuralı: İlk önce istediğinizden daha büyük ve kabul edilmesi zor olan bir şey isteyin. (Ancak bunun mantıksız derecede büyük olmamasına dikkat edin). Bunu büyük ihtimalle de kabul etmeyecektir. Böylece asıl istediğiniz şeyi teklif ettiğinizde, en azından bunu yerine getirmek için bir istek duyacaktır.,
Seçenekleri sınırlayın: Daha az seçenek, seçim yapmayı kolaylaştırmakla kalmaz, seçiminizin daha iyi ve etkili olmasını da sağlar. Örneğin bir mağazada, insanların 6 çeşit reçelin tadına bakma fırsatı verildiğinde, reçel satışları, 20 çeşit reçelin tadına bakma fırsatı verildiği döneme oranla on kat artmıştır. Buradaki örnekte olduğu gibi seçeneklerin artırılması, reçellerin tadına bakanları artırır, satışları değil!
Hareket edin: Hedefiniz, yerinden oynamıyorsa ve ikna girişimleriniz dilediğiniz yönde ilerlemiyorsa bedeninizi hareket ettirin. Ayağa kalkarak odada gezinin. Bu hareketlenmenin, duyguları da harekete geçireceği kanıtlanmış bir olgudur. Bunu karşınızdaki kişi için de yapın. Hedefinizi fiziksel olarak harekete geçirirseniz, hedefinizin ruh halini de değiştirebilirsiniz
İkna için çaba göstermek biraz dersimizi çalışmamız gerektiği ortada harekete geçin, çaba gösterin ikna edemeyeceğiniz hiçbir şeyin olmadığını görün. İkna etmek için karşınızdakini incelemeyi ona uygun yöntemi kullanmayı da unutmayın.
Her konuda bana ulaşabilir ve merak ettiklerinizi danışabilirsiniz. Müzik’ten, mutfağa, hayattan, gelişime,kadın erkek ilişkilerinden, eğlenceye çok çeşitli konularla mart ayında buluşmak üzere.
Hoşçakalın...
İletişim:
Saocial Media / @ozguraksuna


13 Ocak 2012 Cuma

Brave Magazin Ocak Ayı Köşe Yazım


2011’i tamamlarken zirvede yer alan ve yeni yılda da yine muhteşem performansları ile bize müzik ziyafeti çekeceğinden emin olduğum ilk grup, İngilizlerin dahi çocuğu Chris Martin’in piyanist, gitarist ve solist olan beyin görevi yaptığı Coldplay. 2011 yılının en çok dikkat çeken albümlerinden biri olan 5. stüdyo albümleri Mylo Xyloto’dan çıkardıkları 3. single Charlie Brown ile playlistimizde hatırı sayılır bir başarı elde etmeyi başardı.Yılbaşı gecesi Abu Dhabi’de konser verecek olan grubu 2012’de ülkemizde de canlı olarak dinlemeyi büyük bir sabırsızlıkla bekliyoruz. Yeni albümleri ile sadece İngiltere’de değil Avrupa’nın bir çok ülkesinde de liste başarısı göstererek albümün başarısını pekiştirdi. Albümlerinden çıkacak yeni single olarak Rihanna ile birlikte söylediği Chine Princess şu an dinleyicileri tarafından en çok beklenen şarkı olarak gösteriliyor.

2. şarkımız yaşan bir efsane olan Rolling Stones grubunun 1978 yılında çıkardıkları Some Girl albümünden, bu yıl yeniden yorumlayarak tekrar dinleyici karşısına çıkan No Spare Parts şarkısı gerçekten muhteşem bir şarkı. Mick Jagger’ın güçlü ve eşsiz vokali ve Charlie Watts’ın davullarının öne çıktığı şarkıyı duyanlar şarkının yeni bir şarkı olduğu sorusunu kendilerine soramadan edemiyorlar. Biz de şarkının yeni değil yeni gün ışığına çıktığını tekrar tekrar belirtiyoruz.

3. şarkımız İngiliz şarkıcı ve şarkı sözü yazarı Charlie Winston’a ait. Kariyerine "Charlie Winston and the Oxymorons" grubunun altında başlayan Winston tatlı ve içten üslubu ile insanları kendine hayran bırakmayı çok iyi başarıyor. Videosu ile de farkını gösteren Winston, yeni yılda bizi çok daha iyi şarkılarla keyiflendireceğini şimdiden gösteriyor. 2007 yılında çıkan ilk solo albümünde beklediği çıkışı ancak bu albümdeki Like A Hobo şarkısı ile yakalayabildi ve liste başarısı göstererek yükselişe geçti. Bu yıl çıkardığı yeni albümü Running Stil albümünün hit şarkısı Hello Alone şarkısı ile verdiği mesajın hedefine ulaştığı açıkça ortada.

4. şarkımız ise iki İtalyan şarkıcının ikonik düeti olarak adlandırabileceğimiz etkili bir şarkı Inevitabile. Kendine has yumuşak ses dokusuyla son zamanlarda adından söz ettirmeye başlayan Giorgio Todrani ile bir Dünya markası haline gelmeyi başaran her şarkısında mutlak başarıyı yaşamaya alışmış Eros Ramozzotti. İkisinin bir araya gelmesi ile de işte böyle güzel bir şarkı ortaya çıktı ve playlistimizde kendisine yer bulmayı başardı.

Bu ay öne çıkmayı başaran 5. şarkım ise geçen ay da kendisinden bahsettiğimiz Cranberries. Bazen özletmek işe yarıyor lafının canlı örneği, verdikleri 10 yıllık aranın sevenlerinin onları ne kadar özlediğini bir kere daha ortaya çıkaran ve kendilerine de grup olarak ayrılmalarının yanlış bir seçim olduğunu gösteren ve ayrıca solistleri Dolores’in solo kariyeri yanında grupla mutlaka şarkı söylemeye devam etmesinin gerektiğini kanıtlayan bir albüm olurken bu albümden çıkan 2. şarkı Tomorrow en çok beğenilen ve istenenler arasında yer almayı hak etmiş gözüküyor.
www.maxfm.com.tr  ozguraksuna.kimdir.com  www.ozguraksuna.com

23 Aralık 2011 Cuma

Max Fm Top 5 (Brave magazin aylık müzik köşe yazım)


Max Fm Top 5

Max Fm’de bu ayın ilk beş şarkısında sizlerin e-mail ve telefon isteklerinizle duymayı en çok istediğiniz ve hit olma şansı çok yüksek olan şarkıları seçtik.

İlk şarkımız; 7. Stüdyo Albümleri “Here and Now” ile ortalığı kasıp kavurmaya başlayan Kanada’lı alternatif rock gruplarından Nickelback, 1996’dan bugüne kadar Krouger kardeşler, aile yaşantılarındaki başarılarını iş ve sanat hayatlarında da sürdürünce ortaya böyle muhteşem şarkılar çıkıyor.21 Kasım’da piyasaya çıkan yeni stüdyo albümlerinden çıkan ilk single’ları “When we stand together” ile playlistlerimizin en çok sevilen şarkılarından olmayı başardı.

2. şarkımızın sahibi, 1989 yılında “The Cranberries Saw us” adı ile kurulan ve solisti Dolores O’Riordan’ın karakteristik sesi ile kulaklarımıza yerleşen İrlandalı rock grubu “The Cranberries”. Grup üyeleri 2003 yılından beri müzik kariyerlerine solo olarak devam etsede aradan geçen zaman özlemlerini büyütmüş olsa gerek tekrar bir araya gelip 10 yıl sonra yeni bir albüm çıkardılar. Yeni albümleri şubat 2012’de dinleyiciyle buluşacak ve albümün adı “Roses”, albümde grubun solisti Dolores O’Riordan’a ait olan “Show me the way” şarkısı ilk dinlendiği günden itibaren playlistimizin en çok sorulan şarkılardan birisi.

3. şarkımız kardeş ayrılıklarından birisi daha olarak görülen Oasis grubunun dağılmasıyla yoluna tek başına devam eden grubun gitaristi ve şarkı sözü yazarı Noel Gallagher yeni kurduğu grubu “Noel gallagher’s High Flying Birds”a ait. Grupla aynı taşıyan yeni albümü oldukça çok ses getirdi ve albümden çıkan 2. Şarkı olan “AKA.. What a life” hem kendini hemde hayatı sorgular bir havada ve bu havada onları bir anda Max Fm’de en sevilenler arasına yerleştirdi..

4. şarkımız ise Amerikan country müziğinin popüler ismi Blake Shelton’ın. Yıllar boyu popülerliğini yitirmeyen 1984 yılında zirveye çıkan aynı zamanda da bir sondtrack olan bir “Kenny Loggins” şarkısı olan “Footloose” hem temposu hemde yeni düzenlemesi ile oldukça büyük ilgi görüyor.

Max Fm’de bu ayın en popüler 5. şarkısı ise İngiliz müzik tarihine adını altın harflerle yazdırmayı başaran Galli rock grubu “Manic Street Preachers” (Manics), 1990’lardan bu yana farklı şarkı sözleri ve entelektüel duruşları ile kült statüsünde gösteriliyorlar, Punk Rock ve Alternatif Rock’a getirdikleri yenilikçi bakış açısı ile dikkatleri çekmeye devam ediyorlar. Yeni çıkardıkları “National Treasures – The Complete Singles” adlı complation albümlerindeki 1983 yılında “The The” nın “Soul Mining” albümünde yer alan bir “Matt Johnson” şarkısı “This is the day”.
Dileklerinizi ve mesajlarınzı ozgur@maxfm.com.tr adresinden bana ulaştırabilirsiniz.